Böylece Elif onlarca farklı hayatı tek tek ziyaret etti. Çok zengin oldu, dünyayı gezdi, bambaşka insanlarla evlendi. Her seferinde mükemmel hayatı arıyordu ama her yaşamın kendine has başka bir karanlığı, başka bir hüznü vardı. Kusursuz bir hayat yoktu.
Gece yarısı kütüphanesi kavramı Matt Haig’in ünlü romanından ilham alan ve yaşam ile ölüm arasındaki o büyülü eşikte geçen derin bir hikayedir. İşte bu atmosferi yansıtan özgün bir öykü: Gece YarД±sД± KГјtГјphanesi Oku
Yazılan bu hikayeyi yoksa üzerinde değişiklik yapmak istediğiniz noktalar var mı? Böylece Elif onlarca farklı hayatı tek tek ziyaret etti
Gözlerini tekrar kapattı ve fısıldadı: "Ben kendi kitabımı kendim yazmak istiyorum." Kusursuz bir hayat yoktu
Elif titreyen ellerini raflarda gezdirdi. Sırtında "Müzisyen Elif" yazan kalın bir cilde dokundu. Kitabı açtığı anda kendini binlerce kişinin adını haykırdığı devasa bir konser sahnesinde buldu. Spot ışıkları gözünü alıyordu. Evet, lisede müziği bırakmasaydı sahip olacağı hayat tam olarak buydu. Ama kulise geçtiğinde hissettiği şey büyük bir yalnızlıktı. Alkışlar dindiğinde etrafında güvenebileceği tek bir insan bile yoktu.
Saatler asırlar gibi geçerken Elif yorgun düşüp kütüphanecinin yanına döndü. "Anlamıyorum," dedi gözyaşları içinde. "Hangisi doğru hayattı? Hangisini seçmeliydim?"